İngiltere, Uygur Türklerine yönelik muamelesi ‘barbarlık düzeyindeki’ Çin’e ithalat yasağı getiriyor

Kaynak: Euronews

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Çin’in Uygur Türklerine yönelik muamelesinin barbarlık düzeyinde olduğunu belirterek zorla çalıştırılarak elde edilen ürünlerin ithaline yasak getirileceğini söyledi.

Parlamentoda yaptığı konuşmada “Bugün uygulanan bu barbarlığı geçmişte bıraktığımızı umuyorduk” diyen Dışişleri Bakanı Raab, Uygurlara uygulanan zorlayıcı doğum kontrol önlemlerine, işkenceye, zorla çalıştırılmalarına, siyasi anlamda eğitimden geçirilmelerine ve zorla tutulmalarına değindi.

“Hazırlanan tedbir paketi, Uygurlara veya diğer azınlıklara yönelik insan hakları ihlallerinden kasıtlı veya kasıtsız olarak hiçbir İngiliz kuruluşunun, hükümetinin veya özel sektörünün kar etmediğinden veya bunlara katkıda bulunmadığından emin olmaya yardımcı olacak” dedi.

Modern Kölelik Yasası’nın para cezalarını içerecek şekilde sertleştirileceğini belirten bakan, tedarik kurallarına uymayan şirketlerin hükümet sözleşmelerinden men edileceğini ve özellikle Sincan’dan gelen ürünler üzerinde ihracat kontrolleri başlatılacağını söyledi.

Continue Reading →

Twitter, Çin’in ABD Büyükelçiliği’nin Uygur kadınlarına yönelik paylaşımını kaldırdı

Kaynak: Euronews

Pekin’i protesto eden Uygurlar – © AFP

Sosyal paylaşım sitesi Twitter, Çin’in ABD Büyükelçiliği tarafından Çin Devletinin Uygur Türklerinin çocuk yapmasını kısıtlamaya yönelik uygulamayı öven paylaşımı kaldırdı.

Twitter, Çin hükümetinin Uygurlar arasında “Cinsiyet eşitliği ve üreme sağlığını desteklediğini”, Uygur kadınlarını “özgürleştirdiğini” ve onları “bebek yapma makineleri” olmaktan kurtardığı yönündeki iddiaları içeren paylaşımı Çin’in Uygur halkına karşı insani niteliklerden yoksun bırakma çabası olarak değerlendirdi.

Çin’in ABD Büyükelçiliği tarafından perşembe sabahı yapılan ve cuma akşamı kaldırılan paylaşımın altında Twitter tarafından, “Bu paylaşım Twitter kurallarını ihlal etmiştir” ibaresi konuldu, paylaşımın daha sonra tamamen ortadan kaybolduğu görüldü.

Continue Reading →

Çin: Daha özgür olan Uygur kadınları artık ‘bebek yapma makineleri’ değil

Kaynak: Euronews

Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre yaklaşık 1 milyon Uygur kökenli Müslümanın zorla tutulduğu Çin’de yayımlanan bir raporda Doğu Türkistanlı kadınlar için ‘artık daha özgür oldukları ve eskisi gibi bebek yapma makineleri olmadıkları” ifadeleri yer aldı.

Pekin’in ülkedeki Uygur nüfusunu azaltmak için kadınları kısırlaştırdığına ilişkin uluslararası raporlar yayımlanmıştı.

Çin’in Sincan Kalkınma Araştırma Merkezi’nin yayınladığı yeni rapora göre Pekin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı “aşırıcılıkla mücadele” kampanyası kadınları çocuk yapma seçiminde daha bilinçli ve daha özgür kılıyor.

Pekin’e bağlı kurumun raporunda, “radikal görüşlü Uygurların”, kadınları genç yaşta evlendirerek, ülke ortalamasından daha fazla çocuk sahibi olmalarına zorladıkları ileri sürüldü.

Continue Reading →

Dünya Uygur Kongresi, Çin ile imzalanan iade anlaşmasının uygulanmaması çağrısı yaptı

Kaynak: QHA

Dünya Uygur Kongresi, Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti ile imzaladığı suçluların iadesi anlaşmasını uygulamaması gerektiğini bildirdi. Dünya Uygur Kongresi (WUC) Başkanı Dolkun İsa, “Türkiye, Uygur halkıyla kültürel ve dilsel bağları olan bir ülke Türkiye’ye sığınan Uygurlar için ikinci bir vatan olarak görülüyor” ifadelerini kullandı.

Çin ile Türkiye arasında imzalanan suçluların iadesi anlaşması, Türkiye ve dünyadaki Doğu Türkistanlıları endişeye sevk etti. Dün konuyla ilgili resmi bir açıklama yapan Dünya Uygur Kongresi, Türkiye’nin söz konusu anlaşmayı uygulamaması gerektiğini duyurdu.

Dünya Uygur Kongresinden yapılan açıklamanın tam metni şu şekilde:

“Dünya Uygur Kongresi olarak, Türkiye hükumetini uluslararası hukuka ve geri göndermeme ilkesine uymaya ve Çin hükümeti ile iade anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Eğer bu iade anlaşması Türkiye tarafından kabul edilirse, Çin’in baskı ve zulüm aracı haline gelecek ve Çin hükümetine, yurtdışında yaşayan Uygurları zorla geri göndermek için eşgüdümlü çabalarında yardımcı olacak. İ

Çin’le Türkiye arasında imzalanan bu anlaşma, Çin’in Uygurları uydurma suçlarla terörizm şüphesiyle hedef haline getiriyor. 2017’den beri Çin, tahminen 1.8-3 milyon Uygur ve diğer Türk halkını, terörle mücadele kisvesi altında toplama kamplarında kapatmış durumda. Son zamanlarda sızdırılan belgeler, Çin’in Uygurları yasal, şiddet içermeyen davranışlarının yanı sıra yurtdışında seyahat etmek veya aileye sahip olmak için suçladığını ve tutukladığını ortaya koydu. Kamplarda tutulanlar, suçlama olmaksızın süresiz olarak alıkonulmakta, beyin yıkama kurslarına tabi tutulmakta, fiziksel ve zihinsel işkence, tecavüz, zorla kısırlaştırma ve diğer insanlık dışı muamelelere maruz bırakılmaktadır. Anlaşmanın, Çin tarafından onaylandığına dair duyuru yapıldıktan sonra yaklaşık 50.000 Uygur’a ev sahipliği yapan Türkiye’deki Uygur toplumu arasında büyük endişe yarattı.

Dünya Uygur Kongresi, Türk hükumetine, Uygurları bir kez Çin’e döndüklerinde tehlikeli bir duruma sokacak olan bu ikili anlaşmayı imzalamaktan kaçınmaya yönelik çağrılarını yineliyor. Türkiye’nin uluslararası hukuka göre bir yükümlülüğü ve Türkiye’deki Uygurların Çin’e iade edilmesini önlemek için geri göndermeme ilkesi var. Bunu yapmamak, bu Uygurları ciddi kötü muamele riskiyle karşı karşıya bırakacaktır. Aynı zamanda, Çin’deki zulümden kaçan Uygurları uzun süredir memnuniyetle karşılayan ve bu ihlallere karşı çıkan bir ülke olarak Türkiye’nin itibarını zedeleyecektir.

“TÜRK HÜKUMETİNİN UYGURLARI KORUMA SORUMLULUĞU VAR”

Konuya ilişkin, Dünya Uygur Kongresi(WUC) Başkanı Dolkun İsa, “Türkiye, Uygur halkıyla kültürel ve dilsel bağları olan bir ülke Türkiye’ye sığınan Uygurlar için ikinci bir vatan olarak görülüyor. Doğu Türkistan’da ortaya çıkan soykırım göz önüne alındığında, Türk hükumetinin Türkiye’de yaşayan tüm Uygurları koruma sorumluluğu var.” ifadelerini kullandı.

ÇİN’İN TÜRKİYE İLE İMZALADIĞI SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI

Suçluların iadesine yönelik ikili anlaşma, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mayıs 2017’de Çin’i ziyareti sırasında, “Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Suçluların İadesi Anlaşması” adıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından imzalanmıştı. Çin yönetimi, suçluların iadesini öngören anlaşmanın kabulü ile Türkiye’ye sığınan ve sözde terör suçlusu olarak gördüğü Uygurların sınır dışı edilmesini amaçlıyor.  Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında suçluların iadesine yönelik anlaşma, Çin Ulusal Konseyi tarafından 22 Aralık 2020 tarihinde oylanarak kabul edildi.

TÜRKİYE-ÇİN ARASINDAKİ İADE ANLAŞMANIN MADDELERİ

Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) tarafından henüz onaylanmayan anlaşmanın maddelerine göre, Çin’in Türkiye’de yaşayan Uygurlar’ın iadesini talep etmesi durumunda Türkiye’nin Çin’in bu talebini reddetme hakkı bulunuyor. Suçluların iadesi talebinin siyasi bir suçla bağlantısı kuruluyorsa, iadesi istenen şahsın, halihazırda yaşadığı ülkenin vatandaşıysa ya da iltica haklarından faydalanıyorsa iade talep edilen ülke bu talebi reddetme hakkına sahip bulunuyor.

Anlaşmada yer alan en önemli madde 3/b kısmı. Buna göre, Çin’in iade talep ettiği kişiyi, ırkı ve dini gibi sebeplerden önyargılı bir şekilde cezalandırması söz konusu ise o kişi iade edilemiyor. Çin yönetiminde idam cezasının bulunması ve uluslararası organların kabul ettiği üzere, Çin Komünist Partisi idaresinin, Uygur Türklerine yönelik soykırıma varan insan hakları ihlalleri işlemesi bu maddeye göre, Türkiye’deki herhangi bir Uygur’un Çin’e iade edilmesinin önüne geçiyor. Kaldı ki, Türkiye daha önce de bu süreçte de Çin’e iade etme gibi bir uygulamanın mümkün olmadığını deklare ediyor.

TÜRKİYE, ULUSLARARASI HUKUKTAN DOĞAN HAKLARINI KULLANARAK İADE ETMEYEBİLİR

İnsan hakları hukukçusu, Prof. Dr. İlyas Doğan’ın iade konusuna ilişkin QHA’ya yaptığı konunun uluslararası hukuk boyutunu inceleyen değerlendirmesi şu şekilde:
Çin’de, siyasi olarak dışlanan, hor görülen insanlara işkence yapılması olağan bir devlet uygulamasıdır. Bunu biz sosyal medyaya yansıyan videolarda da toplama kamplarından çıkan Uygurların videolarında görüyoruz. Ayrıca, herkesin bildiği gibi Çin’de ölüm cezası var. Her iki durumda da, Türkiye’nin siyasi nedenlerle Türkiye’ye gelen Uygurları iade etmeme yükümlüğü vardır.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ TOPLAMA KAMPLARI

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda soykırıma varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca, Çin hükumeti, her ne kadar dünya kamuoyunda aksini iddia etse de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı zorla tutuluyor. Burada, Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve zulüm politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve diğer azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya.

DOĞU TÜRKİSTAN’IN NÜFUSU NE KADAR?

Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin nüfusu, 2017’de artan Çin yönetiminin baskı ve asimilasyon politikaları nedeniyle ciddi oranda azaldı. Mayıs 2020’de Avustralya’nın “Mercatornet” adlı araştırma sitesinde yer alan, araştırmacı William Huang’ın hazırladığı “Dünya Doğu Türkistan’daki Demografik Katliama Göz Yumuyor” adlı raporda, Uygur nüfusunun son üç yılda ciddi ölçüde azaldığı ifade edildi. Rapor, Doğu Türkistan’ın 2017’den önce Çin’deki eyaletlerle karşılaştırıldığında en yüksek doğum oranına sahip bölge olduğunu, ancak 2017’den itibaren bir yıl içinde en düşük doğum oranına sahip bölge haline geldiğini ortaya koydu.
ABD’li antropolog ve sivil toplum aktivisti Adrian Zenz, Kaşgar’da yüzde 13 olan doğum oranı 2018’de yüzde 7.94’e düştüğünü Hoten’de ise Uygur nüfusundaki artış yüzde 3,1 iken, bu oran 2018’de yüzde 0,3’tü. Doğu Türkistanlılar ise Doğu Türkistan’daki Müslüman-Türk nüfusunu 21 milyondan başlamak üzere, 25 milyon, 30 milyon, 35 milyon hatta 50 milyon olduğu yönünde farklı farklı sayılar vermektedir. 2006 yılında bir Çin devletinin çıkardığı bir propaganda raporunda; Doğu Türkistan’daki Türkler ve Çinlilerle beraber nüfus sayısı 19 milyon 250 bin olarak açıklandı. Bugün için hiçbir bağımlı veya bağımsız araştırma kuruluşu gerçek sayıyı verememektedir. Ancak, en az 15 milyon Türk kökenli halkın içerisinde gayrı resmi rakamlara göre 3 milyonu Çin’in toplama kamplarında zulüm ve baskı altında yaşamaktadır.

Continue Reading →

ABD’den Çin’e, ’20 yıl hapis cezası verilen’ Uygur doktoru serbest bırakın çağrısı

Kaynak: Euronews

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), aile üyelerinin insan hakları faaliyetleri nedeniyle Çin’de 20 yıl hapis cezasına çarptırılan bir Uygur doktorun serbest bırakılması çağrısı yaptı.

ABD Kongresi’nin Çin Yürütme Komisyonu’nda (CEEC) konuşan Gülşan Abbas isimli doktorun kızı Ziba Murat, annesinin Eylül 2018’de ortadan kaybolmasının ardından geçtiğimiz mart ayında terörizmle ilgili suçlamalarla cezalandırıldığını ifade etti.

Gülşan’ın kız kardeşi Ruşen Abbas da suçlamaların kaynağının, ABD’de bulunan kardeşi Relşat Abbas’ın insan hakları faaliyetleri olduğunu kaydetti.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı; Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu Tibet Sorunları Özel Koordinatörü Robert Destro, Twitter mesajında Abbas’ın serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Continue Reading →

Apple’ın en büyük cam tedarikçisinin binlerce Uygur’u zorla çalıştırdığı iddia edildi

Kaynak: Euronews

Apple’ın en büyük tedarikçilerinden Lens Technology isimli cam üreticisinin fabrikalarında Uygurların zorla çalıştırıldığı iddia edildi.

Tech Transparency Project (Teknoloji Şeffaflığı Projesi) tarafından hazırlanan raporda binlerce Uygur’un zorla Lens Technology’nin üretim tesislerinde çalışmak üzere gönderildiği belirtildi. Apple’ın yanı sıra Amazon ve Tesla’nın da Lens Technology tarafından üretilen parçalar kullandığı vurgulandı.

Amerikan teknoloji devi hakkında daha önce de zorla işçi çalıştırılan firmalarla iş yaptığı yönünde iddialarda bulunulmuştu fakat ilk defa bu kadar net ve açık bir rapor hazırlandı.

Continue Reading →

DÜNYA UYGUR KONGRESİ ÇİNLE İMZALANAN SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASINI TÜRKİYE HÜKÜMETİNE ONAYLANMAMASI ÇAĞRISI YAPTI

Kaynak: Hertaraf

Dünya Uygur Kongresi olarak Hükümete çağrı yaparak, uluslararası hukuka ve geri göndermeme ilkesine uymaya ve Çin hükümeti ile iade anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmeye çağırdı. Uygur kongresi başkanı Dolkun İsa, “eğer bu iade anlaşması Türkiye tarafından kabul edilirse, Çinin baskı ve zulüm aracı haline gelecek ve Çin hükümetine yurtdışında yaşayan Uygurları zorla geri göndermek için eşgüdümlü çabalarında yardımcı olacak” dedi
Dünya Uygur Kongresi  tarafından yapılan açıklamanın tam metni:
İki ülke arasındaki iade anlaşması 28 Aralık Pazartesi günü, Çin Halk Kongresi Daimi Komitesi’nin 2017’de imzalanan ikili anlaşmayı onaylamasıyla duyuruldu.
Çinle Türkiye arasında  imzalanan bu anlaşma  Çinin Uygurları  saçma sapan uydurma suçlarla  suçlayıp  terörizm şüphesi adı  altında ” Uygurları ” hedef almayı hedefliyor. 2017’den beri Çin, tahminen 1.8-3 milyon Uygur ve diğer Türk halkını, terörle mücadele kisvesi altında toplama kamplarında kapatmış durumda. Son zamanlarda sızdırılan belgeler, Çin’in Uygurları yasal, şiddet içermeyen davranışlarının yanı sıra yurtdışında seyahat etmek veya aileye sahip olmak için suçladığını ve tutukladığını ortaya koydu. Kamplarda tutulanlar, suçlama olmaksızın süresiz olarak alıkonulmakta, beyin yıkama kurslarına tabi tutulmakta, fiziksel ve zihinsel işkence, tecavüz, zorla kısırlaştırma ve diğer insanlık dışı muamelelere maruz bırakılmaktadır.
Continue Reading →

Çin’le suçluların iadesi anlaşması: Bakan Çavuşoğlu ‘Uygurların iade taleplerini kabul etmedik’ dedi

Kaynak: Euronews

Mevlüt Çavuşoğlu – © Fatih Aktaş/Anadolu Ajansı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çin’le imzalanan ‘Suçluların İadesi Anlaşması‘nın Meclis’te henüz onaylanmadığını, Pekin’in Türkiye’deki Uygurların iade taleplerinin de Ankara’dan karşılık bulmadığını savundu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 2020 dış politikasını değerlendirme toplantısında soruları yanıtladı. Bakan Çavuşoğlu, Türkiye ve Çin arasında 2017’de imzalanan ancak TBMM’nin henüz onaylamadığı “Suçluların İadesi Anlaşması”na ilişkin soru üzerine, Türkiye’nin birçok ülkeyle mutat suçluların iadesi ya da adli iş birliği anlaşması imzaladığını belirterek, “Fakat Çin’le olan bu anlaşmayı ‘Uygurları Türkiye Çin’e teslim edecek.’ diye yorumlamak doğru değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşmanın suçluların iadesiyle ilgili olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, bugüne kadar Çin’in Türkiye’deki Uygurlara yönelik iade taleplerinin olduğunu ancak Türkiye’nin bu konuda adım atmadığını belirtti. Çavuşoğlu, “Teröristlerle masum insanlar arasında ayrım yapılması gerektiğini söylüyoruz. Aynı şekilde, bunun suistimal edilmemesi gerektiğini de söylüyoruz. Herkese söylüyoruz Çin’e de diğerlerine de. Yani terörle mücadele bahanesiyle masum insanlara zulmetmeyi biz kabul etmeyiz.” ifadesini kullandı.

Continue Reading →

AB ile Çin arasında 6 yıl süren müzakerelerin ardından varılan yatırım anlaşması imzalandı

Kaynak: Euronews

Avrupa Birliği ve Çin, 6 yıldır devam eden müzakerelerin ardından önemli bir yatırım projesi için prensipte anlaştı. Bu anlaşma sayesinde Avrupalı şirketler Çin pazarına daha kolay erişebilecek, diğer şirketlerle daha kolay rekabet edebilecek.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bugün video konferans aracılığıyla AB ülkeleri liderleri ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı güreşmenin ardından, geniş yatırımlar için yürütülen müzakerelerinin ardından tarafların arasında bir prensip anlaşmasına varıldığını açıkladı.

AB, CAI olarak bilinen anlaşmanın Çin pazarına erişimdeki dengesizliği düzeltmeye yardımcı olacağını ve ülkede faaliyet gösteren şirketlere eşit düzeyde rekabet edebilmelerini sağlayarak Çin’deki Avrupalı şirketler için yeni yatırım fırsatları yaratacağını umuyor.

Avrupa Parlamentosu’nun onayı gerekiyor

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması gerekecek ve özellikle Çin’in Uygur politikası nedeniyle bu sürecin zor geçmesi bekleniyor.

AB yetkililerine göre anlaşmadan önce, Çin’in Uluslararası Çalışma Örgütü’nün zorunlu çalıştırma kurallarını onaylama taahhüdünde bulundu.

Continue Reading →

Türk hackerlar Çinli aşı üretici Sinovac sitesine sızdı: Doğu Türkistan bayrağı yerleştirildi

Kaynak: Euronews

Haklenen Sinovac sitesinin ekran görüntüsü – © @ragipsoylu – Twitter

Türkiye’nin Covid-19 aşısı aldığı Çinli şirket Sinovac’ın internet sitesi “Root Ayyıldız” isimli Türkiye merkezli bir grup tarafından hacklendi.

Kendilerini “Türk Siber Ordusu” olarak tanımlayan grup sitede Türkiye ile Doğu Türkistan bayraklarını paylaşarak, “Al bayraktan, Gök bayrağa selam olsun. Cuma namazını Çin Seddi’nde kılmayı nasip et yarabbi. Ruhum bedenim ve fikrim her şey Müslüman Türk milletine feda olsun. Ölümümden sonra ruhum sizlerle hep beraber. Bu cihanda bir araya gelemesek de Uygur güzeli elbet bir gün orağımız olur” notu paylaştı.

Sabah saatlerinde olan saldırı sonrasında site tekrar normale döndü.

Geçtiğimiz hafta Fransa basınında, Çin’in koronavirüs aşısının Türkiye’ye verilmesi için bazı Uygur vatandaşlarının Çin’e iadesini talep ettiği yönünde iddialar yer almıştı.

Continue Reading →