Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’dan Dışişleri Bakanlığına çağrı

Kaynak: QHA

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Türkiye ziyaretinde konuşulması gereken konulara dikkat çekti. İsa, ailesinden haber almayan Uygurların sesi olarak, “Türkiye Dışişleri Bakanının bu konuları konuşmasının tam zamanıdır.” dedi.

Türkiye’deki Uygur derneklerinin protesto hazırlığında olduğu Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Türkiye ziyareti, Çin zulmüne uğrayan Uygurların gündeminde yer almaya devam ediyor. Çin’in Doğu Türkistan’daki sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalan Doğu Türkistan halkının çatı kuruluşlarından olan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin 25 Mart’ta Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretine ilişkin konuştu.

Continue Reading →

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’nın Twitter hesabına saldırı!

Kaynak: QHA

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’nın Twitter hesabı ele geçirildi. İsa’nın ekibinin yoğun çabaları sonucu hesap kurtarıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan hak ihlallerini duyuran Dolkun İsa’ya yönelik saldırının Çin yönetimine bağlı internet korsanları tarafından yapıldığı öğrenildi.

Çin’in Doğu Türkistan’daki sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalan Doğu Türkistan halkının çatı kuruluşlarından olan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’nın Twitter hesabı, dün Çin’in bilgisayar korsanları tarafından ele geçirildi. İsa, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Çin Komünist Partisinin internet korsanlarını işaret etti ve 2011’den bu yana yaptığı paylaşımların silindiğini aktardı.

Continue Reading →

Dünya Uygur Kurultayı, Türkiye Cumhuriyeti hükumeti ve kamuoyuna seslendi: Üzüntü ve endişe duymaktayız

Kaynak: QHA

Dünya Uygur Kurultayı, toplama kampı mağduru Doğu Türkistanlıların aile nöbetinde gelinen son noktaya ilişkin bir bildiri yayımladı. Bildiride, Türkiye Cumhuriyeti hükumeti ve kamuoyuna seslenen Dünya Uygur Kurultayı, Uygur Türklerinin Çin’e karşı hak arayışına destek olunması çağrısı yaptı.

Dünya Uygur Kurultayı, 13 Şubat 2021 tarihinde bir bildiri yayımladı. Türkiye’deki Doğu Türkistanlıların Çin’in sistematik baskı ve asimilasyon aracı olan toplama kamplarındaki aileleri için mücadele ettiği aile nöbetinde yaşananlara dikkat çekilen bildiride, Uygurların karşı karşıya kaldıkları durum için duydukları üzüntü ve endişeye dikkat çekildi.

Continue Reading →

DÜNYA UYGUR KURULTAYI BİLDİRİSİ

DÜNYA UYGUR KURULTAYI
Basın Açıklaması
13 Şubat, 2021

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kamuoyuna saygıyla duyurulur

Komünist Çin Devletinin Doğu Türkistan’da yürütmekte olduğu sistematik sindirme politikalarının bir tezahürü olarak 2017’den bu yana çok sayıda Nazi tarzı  toplama kampı inşa ederek Uygur ve Kazak gibi Türk halklarını “ aşırılıktan arındırma” kisvesi altında beyin yıkama amacıyla profesör, doktor, öğretmen, memur, sanatçı, yazar, iş insanı, esnaf, tüccar, çiftçi, genç, yaşlı, erkek ve kadın gözetmeksizin 3 milyondan fazla insanı kamplara kapatıp işkence, köleleştirme, hapis, tecavüz, zorla kısırlaştırma, zorla kaybettirme, zorla çalıştırma da dahil olmak üzere insanlık dışı uygulamaları ayyuka çıkmış durumdadır. Bununla alakalı ABD ve AB parlamentosunda kanunlar kabul edilmişken Kanada, İngiltere gibi ülkelerin parlamentolarında ve diğer bazı batılı devletlerin hükümet yetkilileri tarafından da dile getirilmiştir. Kardeş Türkiye Cumhuriyeti devletinin bakanları, muhalefet liderleri ve milletvekilleri tarafından da defalarca dile getirilmiş, TBMM’deki görüşmelerde de gündeme gelmiştir.

Continue Reading →

Çin’in toplama kamplarında Uygur kadınlara tecavüze ediliyor!

Kaynak: QHA

Çin’de toplama kampında 9 ay tutulduktan sonra serbest bırakılan ve ardından ABD’ye kaçan Tursunay Ziawudun, kadınların her gece hücrelerden çıkarıldığını, bir veya daha fazla Çinli erkeğin tecavüzüne uğradığını aktardı. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa ve Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Emet, Tursunay Ziawudun’un açıklamaları ile ilgili Kırım Haber Ajansına değerlendirmede bulundu.

Geçen yıl Kırım Haber Ajansının duyurduğu “kamplarda tecavüz olayları” hakkında daha çarpıcı bulgular ortaya çıkmaya başladı. İngiliz yayın kuruluşu BBC, Çin’in toplama kamplarında, kadınlara sistematik şekilde tecavüz edildiği ile ilgili dün bir haber yayımladı. Haberde açıklamalarına yer verilen mağdurlar, kamplarda sistematik tecavüz, işkence ve kısırlaştırma işlemlerine maruz kaldıklarını anlattı. Uygur Türkü Tursunay Ziawudun da kadınların her gece hücrelerden çıkarıldığını ve bir veya daha fazla Çinli erkeğin tecavüzüne uğradığını söyledi. Ziawudun, kamp görevlilerinin gece yarısından bir süre sonra, istedikleri kadınları seçmek için hücrelere geldiğini ve onları kameraların olmadığı siyah bir odaya götürdüğünü anlattı. Kamplarda kadınların zorla kısırlaştırıldığını da belirten Ziawudun, “İnsanların serbest bırakıldığını söylüyorlar ancak bence kamplardan ayrılan herkesin işi bitmiş oluyor. Amaçları herkesi yok etmek ve bunu herkes biliyor.” dedi.

Continue Reading →

Dünya Uygur Kongresi, Çin ile imzalanan iade anlaşmasının uygulanmaması çağrısı yaptı

Kaynak: QHA

Dünya Uygur Kongresi, Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti ile imzaladığı suçluların iadesi anlaşmasını uygulamaması gerektiğini bildirdi. Dünya Uygur Kongresi (WUC) Başkanı Dolkun İsa, “Türkiye, Uygur halkıyla kültürel ve dilsel bağları olan bir ülke Türkiye’ye sığınan Uygurlar için ikinci bir vatan olarak görülüyor” ifadelerini kullandı.

Çin ile Türkiye arasında imzalanan suçluların iadesi anlaşması, Türkiye ve dünyadaki Doğu Türkistanlıları endişeye sevk etti. Dün konuyla ilgili resmi bir açıklama yapan Dünya Uygur Kongresi, Türkiye’nin söz konusu anlaşmayı uygulamaması gerektiğini duyurdu.

Dünya Uygur Kongresinden yapılan açıklamanın tam metni şu şekilde:

“Dünya Uygur Kongresi olarak, Türkiye hükumetini uluslararası hukuka ve geri göndermeme ilkesine uymaya ve Çin hükümeti ile iade anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Eğer bu iade anlaşması Türkiye tarafından kabul edilirse, Çin’in baskı ve zulüm aracı haline gelecek ve Çin hükümetine, yurtdışında yaşayan Uygurları zorla geri göndermek için eşgüdümlü çabalarında yardımcı olacak. İ

Çin’le Türkiye arasında imzalanan bu anlaşma, Çin’in Uygurları uydurma suçlarla terörizm şüphesiyle hedef haline getiriyor. 2017’den beri Çin, tahminen 1.8-3 milyon Uygur ve diğer Türk halkını, terörle mücadele kisvesi altında toplama kamplarında kapatmış durumda. Son zamanlarda sızdırılan belgeler, Çin’in Uygurları yasal, şiddet içermeyen davranışlarının yanı sıra yurtdışında seyahat etmek veya aileye sahip olmak için suçladığını ve tutukladığını ortaya koydu. Kamplarda tutulanlar, suçlama olmaksızın süresiz olarak alıkonulmakta, beyin yıkama kurslarına tabi tutulmakta, fiziksel ve zihinsel işkence, tecavüz, zorla kısırlaştırma ve diğer insanlık dışı muamelelere maruz bırakılmaktadır. Anlaşmanın, Çin tarafından onaylandığına dair duyuru yapıldıktan sonra yaklaşık 50.000 Uygur’a ev sahipliği yapan Türkiye’deki Uygur toplumu arasında büyük endişe yarattı.

Dünya Uygur Kongresi, Türk hükumetine, Uygurları bir kez Çin’e döndüklerinde tehlikeli bir duruma sokacak olan bu ikili anlaşmayı imzalamaktan kaçınmaya yönelik çağrılarını yineliyor. Türkiye’nin uluslararası hukuka göre bir yükümlülüğü ve Türkiye’deki Uygurların Çin’e iade edilmesini önlemek için geri göndermeme ilkesi var. Bunu yapmamak, bu Uygurları ciddi kötü muamele riskiyle karşı karşıya bırakacaktır. Aynı zamanda, Çin’deki zulümden kaçan Uygurları uzun süredir memnuniyetle karşılayan ve bu ihlallere karşı çıkan bir ülke olarak Türkiye’nin itibarını zedeleyecektir.

“TÜRK HÜKUMETİNİN UYGURLARI KORUMA SORUMLULUĞU VAR”

Konuya ilişkin, Dünya Uygur Kongresi(WUC) Başkanı Dolkun İsa, “Türkiye, Uygur halkıyla kültürel ve dilsel bağları olan bir ülke Türkiye’ye sığınan Uygurlar için ikinci bir vatan olarak görülüyor. Doğu Türkistan’da ortaya çıkan soykırım göz önüne alındığında, Türk hükumetinin Türkiye’de yaşayan tüm Uygurları koruma sorumluluğu var.” ifadelerini kullandı.

ÇİN’İN TÜRKİYE İLE İMZALADIĞI SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI

Suçluların iadesine yönelik ikili anlaşma, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mayıs 2017’de Çin’i ziyareti sırasında, “Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Suçluların İadesi Anlaşması” adıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından imzalanmıştı. Çin yönetimi, suçluların iadesini öngören anlaşmanın kabulü ile Türkiye’ye sığınan ve sözde terör suçlusu olarak gördüğü Uygurların sınır dışı edilmesini amaçlıyor.  Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında suçluların iadesine yönelik anlaşma, Çin Ulusal Konseyi tarafından 22 Aralık 2020 tarihinde oylanarak kabul edildi.

TÜRKİYE-ÇİN ARASINDAKİ İADE ANLAŞMANIN MADDELERİ

Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) tarafından henüz onaylanmayan anlaşmanın maddelerine göre, Çin’in Türkiye’de yaşayan Uygurlar’ın iadesini talep etmesi durumunda Türkiye’nin Çin’in bu talebini reddetme hakkı bulunuyor. Suçluların iadesi talebinin siyasi bir suçla bağlantısı kuruluyorsa, iadesi istenen şahsın, halihazırda yaşadığı ülkenin vatandaşıysa ya da iltica haklarından faydalanıyorsa iade talep edilen ülke bu talebi reddetme hakkına sahip bulunuyor.

Anlaşmada yer alan en önemli madde 3/b kısmı. Buna göre, Çin’in iade talep ettiği kişiyi, ırkı ve dini gibi sebeplerden önyargılı bir şekilde cezalandırması söz konusu ise o kişi iade edilemiyor. Çin yönetiminde idam cezasının bulunması ve uluslararası organların kabul ettiği üzere, Çin Komünist Partisi idaresinin, Uygur Türklerine yönelik soykırıma varan insan hakları ihlalleri işlemesi bu maddeye göre, Türkiye’deki herhangi bir Uygur’un Çin’e iade edilmesinin önüne geçiyor. Kaldı ki, Türkiye daha önce de bu süreçte de Çin’e iade etme gibi bir uygulamanın mümkün olmadığını deklare ediyor.

TÜRKİYE, ULUSLARARASI HUKUKTAN DOĞAN HAKLARINI KULLANARAK İADE ETMEYEBİLİR

İnsan hakları hukukçusu, Prof. Dr. İlyas Doğan’ın iade konusuna ilişkin QHA’ya yaptığı konunun uluslararası hukuk boyutunu inceleyen değerlendirmesi şu şekilde:
Çin’de, siyasi olarak dışlanan, hor görülen insanlara işkence yapılması olağan bir devlet uygulamasıdır. Bunu biz sosyal medyaya yansıyan videolarda da toplama kamplarından çıkan Uygurların videolarında görüyoruz. Ayrıca, herkesin bildiği gibi Çin’de ölüm cezası var. Her iki durumda da, Türkiye’nin siyasi nedenlerle Türkiye’ye gelen Uygurları iade etmeme yükümlüğü vardır.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ TOPLAMA KAMPLARI

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda soykırıma varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca, Çin hükumeti, her ne kadar dünya kamuoyunda aksini iddia etse de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı zorla tutuluyor. Burada, Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve zulüm politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve diğer azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya.

DOĞU TÜRKİSTAN’IN NÜFUSU NE KADAR?

Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin nüfusu, 2017’de artan Çin yönetiminin baskı ve asimilasyon politikaları nedeniyle ciddi oranda azaldı. Mayıs 2020’de Avustralya’nın “Mercatornet” adlı araştırma sitesinde yer alan, araştırmacı William Huang’ın hazırladığı “Dünya Doğu Türkistan’daki Demografik Katliama Göz Yumuyor” adlı raporda, Uygur nüfusunun son üç yılda ciddi ölçüde azaldığı ifade edildi. Rapor, Doğu Türkistan’ın 2017’den önce Çin’deki eyaletlerle karşılaştırıldığında en yüksek doğum oranına sahip bölge olduğunu, ancak 2017’den itibaren bir yıl içinde en düşük doğum oranına sahip bölge haline geldiğini ortaya koydu.
ABD’li antropolog ve sivil toplum aktivisti Adrian Zenz, Kaşgar’da yüzde 13 olan doğum oranı 2018’de yüzde 7.94’e düştüğünü Hoten’de ise Uygur nüfusundaki artış yüzde 3,1 iken, bu oran 2018’de yüzde 0,3’tü. Doğu Türkistanlılar ise Doğu Türkistan’daki Müslüman-Türk nüfusunu 21 milyondan başlamak üzere, 25 milyon, 30 milyon, 35 milyon hatta 50 milyon olduğu yönünde farklı farklı sayılar vermektedir. 2006 yılında bir Çin devletinin çıkardığı bir propaganda raporunda; Doğu Türkistan’daki Türkler ve Çinlilerle beraber nüfus sayısı 19 milyon 250 bin olarak açıklandı. Bugün için hiçbir bağımlı veya bağımsız araştırma kuruluşu gerçek sayıyı verememektedir. Ancak, en az 15 milyon Türk kökenli halkın içerisinde gayrı resmi rakamlara göre 3 milyonu Çin’in toplama kamplarında zulüm ve baskı altında yaşamaktadır.

Continue Reading →

DÜNYA UYGUR KONGRESİ ÇİNLE İMZALANAN SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASINI TÜRKİYE HÜKÜMETİNE ONAYLANMAMASI ÇAĞRISI YAPTI

Kaynak: Hertaraf

Dünya Uygur Kongresi olarak Hükümete çağrı yaparak, uluslararası hukuka ve geri göndermeme ilkesine uymaya ve Çin hükümeti ile iade anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmeye çağırdı. Uygur kongresi başkanı Dolkun İsa, “eğer bu iade anlaşması Türkiye tarafından kabul edilirse, Çinin baskı ve zulüm aracı haline gelecek ve Çin hükümetine yurtdışında yaşayan Uygurları zorla geri göndermek için eşgüdümlü çabalarında yardımcı olacak” dedi
Dünya Uygur Kongresi  tarafından yapılan açıklamanın tam metni:
İki ülke arasındaki iade anlaşması 28 Aralık Pazartesi günü, Çin Halk Kongresi Daimi Komitesi’nin 2017’de imzalanan ikili anlaşmayı onaylamasıyla duyuruldu.
Çinle Türkiye arasında  imzalanan bu anlaşma  Çinin Uygurları  saçma sapan uydurma suçlarla  suçlayıp  terörizm şüphesi adı  altında ” Uygurları ” hedef almayı hedefliyor. 2017’den beri Çin, tahminen 1.8-3 milyon Uygur ve diğer Türk halkını, terörle mücadele kisvesi altında toplama kamplarında kapatmış durumda. Son zamanlarda sızdırılan belgeler, Çin’in Uygurları yasal, şiddet içermeyen davranışlarının yanı sıra yurtdışında seyahat etmek veya aileye sahip olmak için suçladığını ve tutukladığını ortaya koydu. Kamplarda tutulanlar, suçlama olmaksızın süresiz olarak alıkonulmakta, beyin yıkama kurslarına tabi tutulmakta, fiziksel ve zihinsel işkence, tecavüz, zorla kısırlaştırma ve diğer insanlık dışı muamelelere maruz bırakılmaktadır.
Continue Reading →

PAPA FRANCİS’İN UYGUR TÜRKLERİ İLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİNİ DOLKUN İSA TAKDİR ETTİ

Kaynak: QHA

Katolik Kilisesi Lideri Papa Francis, söyleşilerinden oluşan “Let Us Dream: The Path to A Better Future” (Bırakın hayal edelim: Daha iyi bir geleceğe giden yol) adlı kitabında ilk kez Uygur Türklerinden söz etti. Para Francis, Uygur Türklerini ”zulüm gören milletler’‘ arasında sıraladı. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Papa’nın Uygur Türklerine uygulanan zulme dikkat çekmesini takdirle karşıladıklarını dile getirdi.

Papa Francis, kişisel biyografi yazarı Austen Ivereigh ile yaptığı söyleşilerden derlenen yeni kitabında Çin’in Uygur Türklerine karşı işlediği insanlık suçlarına dikkat çekerek Papa Francis, “Zulüm gören halkları sık sık düşünüyorum.  Zavallı Uygurlar…” diye kaydetti. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, “Papa Francis’in açıklaması suskun kalan devletlerde siyasi baskı oluşturacaktır” dedi. Dolkun İsa, Papa Francis’in ilk defa Uygur Türkleri ile ilgili bir açıklama yapmasını Kırım Haber Ajansı’na (QHA) değerlendirdi.

Continue Reading →

DÜNYA UYGUR KURULTAYI VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI DOĞU TÜRKİSTAN CUMHURİYET BAYRAMI’NI KUTLADI

Kaynak: QHA

Dünya Uygur Kurultayı ve sivil toplum kuruluşları tarafından 12 Kasım Doğu Türkistan Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir basın toplantısı gerçekleştirildi. 12 Kasım 1933 ve 12 Kasım 1944 tarihlerinde kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyetlerinin Kuruluş sürecinin, yıkılış nedenleri ve 1949 yılı Komünist Çin’in Doğu Türkistan’ı işgali konularının anlatıldığı toplantıda bir basın bildirisine yer verildi.

Doğu Türkistan’da 1933 ve 1944 yılında kurulan cumhuriyetlerin kuruluş yıl dönümü kaydediliyor. Dünya Uygur Kurultayı, Uygur Akademisi ve Uygur Hareketi (Campaign for Uyghurs) tarafından, 12 Kasım 1933 tarihinde Kaşgar’da ilan edilen Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetinin 87. yıl dönümü, 12 Kasım 1944 Gulca’da ilan edilen Doğu Türkistan Cumhuriyetinin 76. yıl dönümü dolayısıyla bugün bir toplantı düzenlendi.

Continue Reading →

TÜRKİYE, UYGUR TÜRKLERİYLE İLGİLİ ENDİŞELERİNİ BM’DE DİLE GETİRDİ

Kaynak: QHA

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı gösterilmesi ve garanti altına alınması gerektiği konusunda çağrıda bulundu. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Türkiye’nin bu çağrısını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Türkiye, Uygur Türkleri konusunda, Birleşmiş Milletler 75.Genel Kurulu kapsamında dün gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu 3. Komite toplantısında çağrıda bulunarak; etnik, kültürel ve dini bağlara sahip olduğu Uygur Türklerinin haklarının korunması gerektiğini beyan etti.

Continue Reading →