Dünya Bankası, “Müslümanlara baskı” suçlamasının ardından Uygur bölgesine yapılan yardımı azaltıyor

Euro News, 12.11.2019

Rahmi Gunduz – Dünya Bankası, 2015 yılında Çin’e verilen 50 milyon dolarlık krediyle Uygur bölgesindeki Müslümanlara baskı yapıldığı suçlamasının ardından buradaki kalkınma projelerine yapacağı desteğin miktarını düşüreceğini duyurdu.

Continue Reading →

BM zirvesinde Doğu Türkistan çığlığı

Yenicag İnsan hakları savunucusu Prof. İlham Tohti’nin kızı Cevher İlham, BM Genel Kurulu’nda Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı zulmü anlattı. İşkence kamplarında yaşananları en ince ayrıntısına kadar anlatan İlham “İslam’ı bir hastalık olarak görüyorlar” dedi.

Çin yönetiminin ‘ayrımcılık’ suçlaması ile yıllardır cezaevinde tuttuğu Doğu Türkistanlı fikir adamı ve aktivist İlham Tohti’nin kızı Uygur Hareketi Dış İlişkiler Direktörü Cevher İlham, BM Genel Kurulu’nda konuştu.

Karar’da yer alan habere göre ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun moderatörlüğünde düzenlenen ‘Dini Özgürlükler’ oturumunda konuşan İlham, Müslüman Uygurlara yönelik acımasız Çin politikalarını anlattı. Pompeo, İlham’ı “Cevher İlham’ı dinleyelim, onun babasına Çin’deki bir vicdan mahkumu olarak ömür boyu hapis cezası verildi” sözleriyle takdim etti. “Teşekkür ederim, sekreter Pompeo. Benim adım Cevher İlham ve bir Uygur’um. Batı Çin’deki susturulan milyonlarca Uygurlar adına söz hakkı için ABD’ye teşekkür ederim” sözleriyle konuşmasına başlayan İlham, babasının mahkumiyetini ve Doğu Türkistan’daki asimilasyon politikalarını BM Genel Kurulu’nda dünyaya anlattı:

‘ÇOCUKLARIN DİNİ İBADETLERİ YASAKLANDI’

“Çin’de bir Uygur olmak suç oldu. Babam İlham Tohti ünlü bir ekonomist ve entelektüel, o asla ayrılıkçılığı desteklememişti. Ama o şimdi hapiste. Çünkü o inanç özgürlüğü, inanç hukuku ve özgürce ibadet etme hukuku konularında konuşmayı seçmişti. Onun suçu sadece açık bir şekilde barışı ve uzlaşmayı çağırmaktı. Çin hükümeti, inançlı insanların komünist partiden başka hiçbir güce inanmaması için dini hedef aldı. Ülkedeki kiliseler, tapınaklar ve camiler yıktırıldı. Haç belgesinin ve minarelerin yerine orak ve çekicin gelmesini istediler. Dini resimler, zorbalara iyi görünmek için kaldırıldı. Hristiyanlık ve Yahudilik, hükümet propagandaları için kaldırıldı. Çocukların dini ibadetleri yasaklandı. Biz, Çin’deki azınlıkların etnik ve dini kimliklerinin sistematik yok edilmesine şahit oluyoruz.”

İlham Pekin’in dünyaya ‘eğitim merkezleri’ yalanıyla anlattığı toplama kamplarını da şöyle anlattı: “Pekin, İslam’ı tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görüyor. Uygurlar Allah’a ibadet ettikleri, Ramazan’da oruç tuttukları, sakal bıraktıkları sadece ‘Selamün Aleyküm’ dedikleri için tutuklanmakta. Her gün Uygurlar ve azınlık Müslümanlar, hükümetin toplama kamplarında işkence görmekte, zorla ilaç içtirilmekte ve beyinleri yıkanmakta. Toplama kampları dışında yüksek teknoloji altında kontrol edliyorlar, takibe alınıyorlar. Han Çinlileri eve girerek dini ibadet izi arıyor. Pekin, ‘Aşırılığa karşı savaşıyoruz’ diyor, Allah’a inanmak aşırılık değildir. Pekin “Uygurları etkili işçiler yapmak için eğitim veriyoruz” diyor.

Doktorların, üniversitelilerin, entelektüellerin, profesörlerin meslek eğitimine ihtiyacı yok. Pekin, bölücülüğe karşı savaştığını söylüyor; dini yaşamak, kendi ana dilini konuşmak bölücülük değildir. Pekin hükümeti ‘Din ve inancın, huzurlu toplumu tehdit ettiğini’ söylüyor. İnanç nefrete, ayrımcılığa yol açmaz. İnanç; sevgi, merhamet ve hoşgörü getirir. Amerika, bana evrensel hakkın gerçek manasını ve Birleşmiş Milletler’deki değerlerini gösterdi. Bu hukuk Çin’de ve dünyanın herhangi bir yerinde mücadele etmeye değer.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bm-zirvesinde-dogu-turkistan-cigligi-250175h.htm

Continue Reading →

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

10 Aralık 1948
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

6 Nisan 1949 tarih ve 9119 Sayılı Bakanlar Kurulu ile “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin Resmi Gazete ile yayınlanması yayımdan sonra okullarda ve diğer eğitim müesseselerinde okutulması ve yorumlanması ve bu Beyanname hakkında radyo ve gazetelerde münasip neşriyatta bulunulması” kararlaştırılmıştır.

Bakanlar Kurulu Kararı 27 Mayıs 1949 tarih ve 7217 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu;

İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu Bildirgeyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.

Continue Reading →

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ

Protokol ile yeniden düzenlenen metin

20 Mart 1950’de Roma’da imzalanan Sözleşme, 3 Eylül 1952’de yürürlüğe girdi. Türkiye, Sözleşmeyi 18 Mayıs 1954’de onayladı. (R.G. 19 Mart 1954-8662)

Sözleşme metni, 21 Eylül 1970’de yürürlüğe giren 3 no’lu Protokol’un 20 Aralık 1971’de yürürlüğe giren 5 no’lu Protokol’un ve 1 Ocak 1990’da yürürlüğe giren 8 no’lu Protokol’un düzenlemelerine uygun olarak değiştirilmişti ve ayrıca, yürürlüğe girdiği 21 Eylül 1970’ten bu yana 5. maddesinin 3. fıkrasına uygun olarak Sözleşme’nin bir parçası olan 2 no’lu Protokol’un metnini içermekteydi. Protokolların getirdiği bütün bu değişikliklerin veya eklemelerin yerini, yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Kasım 1998’den itibaren 11 no’lu Protokol aldı. Bu tarihten itibaren, 1 Ekim 1994’te yürürlüğe giren 9 no’lu  Protokol yürürlükten kaldırıldı.

Continue Reading →

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi

BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi

Türkiye, “Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi”ni 15 Ağustos 2000 tarihinde imzaladı.  Bugüne kadar BM üyesi 188 ülkeden 137’sinin imzaladığı Sözleşme, TBMM’de onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek.

Sözleşmenin Türkçe metni şöyle:

Continue Reading →

Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi

BM Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi

Türkiye,  insan hakları ve demokratikleşme konusunda evrensel normları belirleyen en önemli uluslararası belgelerden biri olarak kabul edilen “Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi”ni 15 Ağustos 2000 tarihinde imzaladı.

Bugüne kadar BM üyesi 188 ülkeden 144’ünün imzaladığı Sözleşme, TBMM’de onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek.

Sözleşmenin Türkçe metni şöyle:

Continue Reading →

Irksal Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme

21 Aralık 1965 tarih ve 2106 (XX) sayılı BM Genel Kurul kararı uyarınca kabul edilerek imza ve onaya açılmıştır.
19. madde uyarınca, 4 Ocak 1969 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sözleşmeye Taraf Devletler,
Birleşmiş Milletler Şartı’nın tüm insanların onur ve eşitlik ilkelerine dayandığı ve tüm üye devletlerin, birlikte veya ayrı olarak, Teşkilâtla işbirliği halinde, Birleşmiş Milletler’in amaçlarından biri olan herkesin evrensel insan haklarına ve temel özgürlüklerine, ırk, cinsiyet, dil veya din ayrımı yapılmaksızın saygı gösterilmesinin geliştirilmesi ve desteklenmesi doğrultusunda faaliyette bulunmayı taahhüt ettiklerini gözönünde bulundurarak,

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin bütün insanların özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğduklarını ve herkesin, hiçbir ayrım ve özellikle ırk, renk ve ulusal köken ayrımı yapılmaksızın, burada kayıtlı haklardan ve özgürlüklerden yararlanacaklarını ilan ettiğini gözönünde bulundurarak,

Continue Reading →

İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme

Genel Kurulunun 10 Aralık 1984 tarihli ve 39/46 sayılı
Kararıyla kabul edilmiş ve imzaya, onaya ve katılmaya açılmıştır.
Yürürlüğe giriş: 26 Haziran 1987

BAŞLANGIÇ
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler;
Birleşmiş Milletler Şartı’nda ilan edilen prensiplere göre, insanlık ailesinin bütün üyelerinin sahip oldukları eşit ve vazgeçilmez haklarını tanımanın, yeryüzündeki özgürlük, adalet ve özgürlüğün temeli olduğunu dikkate alarak,

Bu hakların insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onurundan türediğini kabul ederek,
Birleşmiş Milletler şartına ve özellikle 55. maddesine göre Devletlerin insan haklarına ve temel özgürlüklere her yerde saygı gösterilmesini ve uygun davranılmasını sağlama yükümlülüğünü dikkate alarak,

Continue Reading →