BBC muhabiri Doğu Türkistan’da: Toplama kamplarının varlığı bir kez daha kanıtlandı

QHA,01.11.2018

Doğu Türkistan’daki toplama kamplarına dair her geçen gün yeni bilgiler elde ediliyor. BBC muhabiri John Sudworth, Doğu Türkistan’a giderek toplama kampları ve genel durum hakkında önemli bilgileri paylaştı.

BBC’nin “Çin’in gizli kampları” adlı haberinde; John Sudworth toplama kamplarının görüntülerini aktarıyor. Yayınlanan videonun başında John Sudworth’un toplama kampı yakınlarında ziyaretçi bir aileye yönelttiği soruda Uygur bir çocuğun “Babamı ziyarete geldim!” dediği görülüyor. Ancak hemen ardından John Sudworth’un kameramanına Çinli polisler tarafından müdahale edildiği görülüyor.

Haberde Ürümçi Turpan yolu üzerindeki Tapançeng kasabasında 2015 yılına ait uydu görüntülerindeki boş bir arazinin 2018 yılında devasa bir kampa dönüştürüldüğü yine uydu görüntüleriyle kanıtlanıyor. BBC muhabirleri, Tapançeng’deki kampa gitmek için yola çıktıklarında kendilerini en az 5 arabanın takibe aldığını ifade ediyor.

TOPLAMA KAMPLARI KÜÇÜK BİR ŞEHİR KADAR BÜYÜK

Tapançeng’deki toplama kampına yaklaştıklarında karşı karşıya kaldıkları manzarayı John Sudworth şu şekilde anlatıyor:

“Kampa yaklaştıkça eninde sonunda arkamızdaki konvoy tarafından durdurulacağımızı biliyorduk. Bir süre sonra beklemediğimiz bir manzarayla karşı karşıya kaldık. 2015 yılındaki uydu görüntüsündeki tozlu geniş arazi artık yoktu. Büyük bir genişleme projesiyle yüzyüze geldik. Çölün ortasından küçük bir şehirin filizlenmesi gibi bir durum vardı. Bu dev binaların kamera kaydını alırken çok geçmeden bir polis aracı önümüz kesti.”

John Sudworth’un haberinde Nisan 2018’den Ekim 2018’e geçen sürede buradaki toplama kampının 5-6 katı büyüklüğüne çıktığını kanıtlayan uydu görüntüleri de yer alıyor. Haberde şu soru yöneltiliyor:

“Eğer burası sadece bir eğitim merkezi ise 16 gözlem kulesi ve bizi sürekli engellemeye çalışan bu polis konvoyu da neyin nesi?”

Haberde ayrıca Doğu Türkistan’da son yıllarda artan güvenlik yatırımları ve dini inançlara yapılan baskılar da ele alınıyor. Birçok camiinin kapısına kilit vurulduğu gösterilirken, polis sayısının ve güvenlik noktalarının 10 kat arttığı belirtiliyor.