ÇİN’İN UYGUR TÜRKLERİNE BASKI,ZULÜM VE SOYKIRIMLARI İNSANLIK SINIRLARINI ZORLUYOR

UYHAM,27 Eylül 2017

Çin işgal yönetiminin Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine karşı Çin faşizmi ile Han Nazizmi içerikili baskı zulüm,asimile, dini ve etnik soykırım uygulamaları tarihte görülmemiş  düzeyde  akla hayale gelmedik Çin  tarzi ve yönetmleri ile devam ettiriyor. İşgalcı Çin’in Uygur Türklerinin dini, kültürel inanç ve kimliklerine   hakaret ve aşağılamaya yönelik insanlık dışı uygulamaları Uygur Türklerinin   dayanma ve tahammül sınırılarını zorluyor.
24 Eylul 2017 Pazar günü Çin’in sosyal iletişim platformu olan Wechat(Wexin)’te paylaşılan iki ayrı  ses kaydına göre Çin işgal yönetimi Aksu ve Korla şehirlerinde Müslüman halkı  25 Eylül Pazartesi yapılacak bayrak törenine mutlaka katılmalarını istiyor.EVlerinde mevcut Kur’ani kerim,dini kitaplar ile sbeccadeleri bu törene yanlarıda getirmelerini ve  İşgal yönetiminin ÇKP.etnik Çinli yöneticelirene teslim etmeleri talep ediliyor.Ayrıca, ayetler,dini içerikli yazı ve şekillerii ihtiva eden her türlü malzemelerin de birlikte getirilmesini ve teslimini istiyor.

Bilindiği gibi ,  Çin işgal Ordusu Mayıs 2015’te Hoten merkezli olarak Doğu Türkistan’ın Uygurların çoğunluğu oluuşturoduğu güney bölgelerinde başlattığı “Terörle Savaş ve Sert Darbeler Vurma”operasyonları esnasında evlerin tek tek aranarak el konulan kur’ani kerim ve dini kitaplar ve Seccadeler ve diğer dini içerikli her türlü nesnelere el koyarak müsadere etmişti.  İslam dinine ait bu içerikli materyalleri tekrar   edinen ve evlerinde bulunduranların da bu malzemelerini teslim etmeleri  istemeleri ise, bu baskı ve zulmün tekrarı olarak yorumlanıyor. Ayrıca, ses kayıtlarında  Kasım 2016 ayında başlatılan yurt dışına çıkanların  Mesleki ve İdeolojik Eğitim Merkezlerine kapatılması ve terbiye edilmesi  uygulamalarına katılmayanların da kendi kendilerini ihbar ve ifşa etmeleri ve işgal yönetiminin bu yöndeki olumlu ve lütuf(!) içerikli uygulamalarından istifade etmeleri de talep ediliyor.

Sosyal Medyada Paylaşılan  Ses Kayıtlarının Çözümü  Ve İçeriği  

  1. Aksu şehrinin adı açıklanmayan bir mahallenin Kadın Başkanı(Muhtarı ) : Selamünaleyküm. Değerli Komşular selamlar.Hepiniz iyisinizdir, Yarın(25 Eylül 2017Pazartesi günü saat 14,oo’de yapılacak Çin devlet bayrak törenine eksiksiz katılınız.Törene gelirken,evinizde mevcut Seccade ,Kur’ani kerim ve dini kitapaları de yanınızda getiriniz ve Cami Yönetiminden sorumulu Yetkililere teslim ediniz.Benim bu eşyaları teslim alma yetkimiz bulunmamaktadır.Bu redenle lütfen onlara teslim ediniz.
  2. Korla şehri Saybağ kenti Tikeci köyü(Yiza) Gangdung Mahalle Mahalle Başkanı( Mahalle Muhtarı karşılığı bir tanımlama) : Tikci Mahallesi Sakinleri
    1. Yarın 25 Eylul 2017 Pazartesi günü saat 14,oo’de Tikçi Mahallemizin 3.binanın arkasından meydanda bayrak çekme töreninden sonra “ Kendi Kendini İfşa Etme ( Özini Aşkıralaş Yiğini) Toplantısı düzenlenecektir.Ne kadar önemli işiniz olursa olsun bu toplantıya aktif bir şekilde mutlaka katılmanız gerekmektedir.Çünkü bu konuda yukarının ciddi ve acil bir genelgesi bulunmaktadır.
    2. Bu kendisi İfşa Toplantısına gelirken evlerinizde mevcut ve daha teslim etmediğiniz Seccade(Caynamaz) Kur’ani ve dini kitapları da mutlaka birlikte getirip yetkililere teslim ediniz.
    3. Ayrıca,evlerinizin duvarlarında asılı olan cami resimlerive dini içerikli resim ve yazı olan duvar halıları, ayetler ve dini içerikli her türlü çerçeveli resim ve diğer nesneleri de beraberinizde getirerek teslim ediniz.
    4. Her ne sebeple olursa olsun önceki yıllarda yurt dışına çıkan ve halen kendilerini yönetime ihbar etmeyenler de yarın mutlaka kendinizi ifşa ederek teslim olunuz.Eğer kendiliğinizden teslim olursanız,bu konuda pişmanlyık yasa ve yönetmeliklerden istifade edebileceğiniz bildirilmektedir. Bu suretle kendiliğinden Eğitim merkezlerine giderek Terbiya edilmeyenler böylelikle eğitilmiş olacaksınız.

Uzmanlar,Çin işgal yönetiminin DOğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine karşı bu akıl almaz ve insanlık dışı uygulamaları ile insanı çıldırtan ve hayretlere  düşüren bu benzeri  dini ve kültürel inançlara karşı hakaret ve aşağılayıcı uygulamalarının zirve yapmasında  esas sebebin ,uluslar arası toplumun lakıyıtlığı  ile Türk-İslam dünyasının ve Müslüman kamu oyunun bütün bunlara göz yumarak sessiz kalmasının çok etkin rol aldığının belirtiyorlar.Ayrıca,  Çin’i üzmemek ve onu desteklemek adına sessiz kalmalarının en azından insanlık onuru ile bağdaşmadığını ı Müslümanların sesesizliğinin ise  ve dini inançlarımıza aykırı  ve  çok aşağılık utanç verici  bir  tutum olduğu noktasında birleşiyorlar.