ÇİNLİ UZMAN,ERDOĞAN’İN SİYASI BAŞARISI ÇİN’İN “PANTÜRKİZM” ENDİŞESİNİ ARTTIRDI

UYHAM, 1 Temmuz 2017

Hindistan’ın önde gelen yayın organlarından “İktisat Habereleri ” gazetesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son referandum ile  elde ettiği siyasi  zaferinin  Çin’in “ Türkiye’ye yönelik “Pantürkizm” endişesini  daha  çok arttırdığını  bildirdi.

Hindistan gazetesinde yayınlanan haber-yorum’da yazar ,Pekin Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç.Dr.Zen Tao’nun  ÇKP.nin organ gazetelerinden “Global Times” ‘te yer alan bir açıklamasına yer vererek  yazısını şöyle   sürdürüyor ; “ Türkiye’de 16 Nisan referandumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi zaferi Çin’de büyük endişelere neden olmuştur.Çünkü, Erdoğan’ın yeni anayasa ile kendisine tanınan  daha fazla yetkileri kullanarak  Çin’in en  istikrarsız bölgesi olarak bilinen    ve Müslüman Türklerin yaşadığı Doğu Türkistan bölgesindeki “Radikal Güç”leri   ümitlendirdiğini ve bölge’de bu güçlere    daha çok   ilham  ve güç vererek  cesaretlendirdiğini  ve  bu suretle bölge’de Pantürkizm fikrinin canlanmasına yol açtığını  söyledi. Çinli Öğretim üyesi  , bu durumun Çin’in bölgedeki Çin karşıtı yeni siyasi güçlerin şekillenmesine  ve güçlenmesine yol açtığını ve Çin’in  “Bölcülük- Aşırı Dincilik ve Terörcülük”olarak tanımlanan  “  3 çeşit Düşman Akımla” mücadele etme bu güçlere sert darbeler vurmasını sekteye uğratacağından endişeli olduğunu  iddia etti.

Çin Büyükelçisi Hua : Pantürkizmin Geçmişi Uzun Yıllar Öncesine Dayanır

Yazar makalesine Çin’in eski Tahran Büyükelçisi ve Çin’in önde gelen Orto-doğu uzmanlarından Hua Liming’in görüşlerine de yer  vermekte ve Çinli büyükelçi’nin şu sözlerini nakletmektedir : “ Pantürkizm ideolojisinın geçmişi çok uzun yıllar öncesine dayanmaktadır. Bu ideoloji’yi başlatan Erdoğan değildir. Erdoğan’ın son siyasi zaferinin Türk-Çin ilişkilerine  büyük etkisinin olacağını zannetmiyorum.İ lişikilerin normal seyrinde süreceğini düşünüyorum. Ancak,Türkiye AB,ilişkileri referandumdan sonra  krizle karşılaşacaktır. Bu durum Erdoğan’ın Rusya ve Çin ile ilişkilerinin daha de gelişmesi  ve güçlenmesi için fırsat yaratacaktır. Böylece Türkiye’nin batılılaşma serüveni böylece  günden güne zayıflayacaktır.”

Çinli Uzman Li :  Türkiye’de Atatürk’ün Başlattığı Sekülarizm Mağlup olmuştur

Çin Sosyal Bilimler Akademisi Batı Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü uzmanı Li Gang,  modern Türkiye’nin kurucusu Atatürk’ün başlattığı Sekülarizm ideolojisinin  günümüzde   mağlup olduğunu belirterek şunları ifade etti ; “  Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan,Çin’in küresel projesi olan “ Bir Kuşak-Yol” projesinin  en büyük destekçilerinden biridir.Erdoğan,Çin’in bu projesinden    Türkiye’ye gelecek yatırım imkanlarından ve paradan  yararlanarak Türkiye’nin temel Müesseselerini iyileştirmek ve yeniden kurmak  istemektedir.Bu nedenle bölge’de  Çin  ile en iyi işbirliği yapacak ülke  Türkiye’dir,” iddiasında bulunuyor.

Uzmanlar :  Müslüman- Türk Kimliği,  Çin Faşizmi  Temelli Kin ve Nefret için Yeterli 

Uzmanlar, son zamanlarda çok  geliştiği ileri sürülen   Türkiye-Çin  ilişkilerine rağmen,Çin’in resmi söylemlerinde  Türkiye lehine hiç bir  olumlu   beyan  veya açıklamalara  rastlanmadığını bildirerek ;  ” Aksine,ÇKP.güdümündeki Çin medyası Türkiye’ye karşı suçlayıcı ve küçük düşürücü iddialar yaftalamaktan kaçınmıyor.    Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerinin Dini ve etnik kimliklerin ifadesi olan Türklük ve İslam bilincine karşı  saldırıların şiddetini   her  geçen gün  arttırıyor.  Her ne kadar Türkiye  resmi   söylemlerinde  Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri meselesini unutuyor veya bu sorunun gündeme getirilmesinden sarfi nazar ediyor  görünse de Çin’in etnik olarak Uygur Türklerine ve onların kutsal inancı olan İslam dinine karşı kin ve nefrete dayalı uygulamaları    ve Çin’de yükselen Han Şövenizmi nedeniyle günden güne yükselmekte ve tavan yapmaktadır. Bu  dini ve etnik kin ve nefret, Çin’in Doğu Türkistan’daki  Müslüman Türkleri karşı uygulamalarında en  net ve açık şekilde yansıtılmaktadır. Türk-İslam Kimliğini,   Çin faşizmi  temelli ÇKP.işgal yönetiminin  kin,nefret ve düşmanlık sebebi  olarak algılaması,onların etnik olarak yok edilmesine yönelik politikaları   için yeterli bir sebep olmaktadır.” ifadesinde bulunuyorlar.